Adada Hayat
Nisan 16, 2011 



İstanbul'da mevsimler meğer ne dengesizmiş! Nisan ortasına geldik ama hala kapı pencere kapalı oturuyor, toprak yeterince ısınmadığı için bostan işlerine yeterince vakit ayıramıyor, fidelerimizi ekmeye başlayamıyoruz. Güneş işveli ve hain; kendini gösterip kaçmak pek hoşuna gidiyor. Neyse ki artık numarasını öğrendik, ani bastıran yağmurlarda, haber vermeden gelen poyrazlarda faka basmıyoruz. Hava açtığı anda da, bu hediyenin kıymetini bilip fidelerimizi güneşe çıkarıyoruz.
Evimizin arkasından başlayan ve adanın batısına doğru gittikçe büyüyen bir orman var. İnsanların attığı çöplere ve bin türlü özensizliğe rağmen orman altı örtüsü yine de iyi durumda. Bunda en büyük pay kuşkusuz ormana otlamaya gelen hayvanların. Atlar, inekler ve gariban eşekler kendilerine besin sağlayan toprağı gübreleriyle besledikleri için orman toprağı sağlıklı. Ekeceğimiz tohumlar için biz de bu toprağı kullanıyoruz.
Fasulye, domates, patlıcan, biber, kabak, salatalık, fesleğen tohumlarını küçük kağıt saksılardaki topraklarına koyduk bile. Siz de başladınız mı bostan hazırlıklarına? Belki çoktan çıkmıştır bile fideleriniz, yazsanız ya...



